Al elementi nedir? (Ve ben neden bunu düşünürken tost yaktım?)
Bazen hayat çok basit başlar. Sabah uyanırsın, “bugün verimli olacağım” dersin, sonra kendini mutfakta çaydanlığa bakıp “bu neden ısınmıyor?” diye düşünürken bulursun. İşte ben de tam böyle bir anda, İzmir’in hafif rüzgârlı bir sabahında, elimde yarım kalmış tost ve kafamda tek bir soru ile karşılaştım: Al elementi nedir?
Şaka değil. Gerçekten.
Tost yanarken bile insanın aklına kimya sorusu düşüyorsa orada ya bir problem vardır ya da üniversite sınav travması hâlâ devam ediyordur. Ben ikinci ihtimalim.
Ama gel, bu işi sadece ders kitabı gibi değil, biraz da hayatın içinden konuşalım.
Al elementi nedir? Basit anlatımıyla hayatın görünmez kahramanı
“Al” dediğimiz şey, periyodik tabloda adı Alüminyum (Al) olan element. Ama böyle söyleyince sanki banka şifresi gibi duruyor, değil mi? O yüzden biraz daha günlük hayata indirelim.
Al elementi nedir? sorusunun en net cevabı şu:
Hafif, dayanıklı, paslanmaya karşı dirençli ve hayatımızın her köşesine sızmış bir metal.
Telefonundan tut, pencere çerçevesine, bisikletinden mutfaktaki folyo rulosuna kadar her yerde var.
Geçen gün arkadaşla oturuyoruz, çay içiyoruz. Dedim ki:
— “Biliyor musun, şu sandalyenin bir kısmı Al olabilir.”
Arkadaş baktı:
— “Sen iyi misin?”
Ben:
— “Bilim konuşuyorum.”
O: “Abi biz kahve içiyoruz.”
İşte Al elementi böyle bir şey. Fark etmeden hayatına giriyor, sonra “ben buradayım” diyor.
İzmir’de Al elementiyle yaşamak
İzmir gibi sıcak bir şehirde yaşıyorsan, metal konularına biraz farklı bakarsın. Çünkü sıcak + metal = “dokunma yanarsın” kombinasyonu hayatın gerçeği.
Bir gün Kordon’da bankta oturuyorum. Bankın metal kısmına yanlışlıkla dirseğimi koydum. İç sesim:
“Bu Al olabilir…”
Sonra aynı iç ses:
“Hayır kardeşim bu artık magma seviyesinde.”
Ama işin komiği şu: Al elementi nedir? diye düşünürken aslında fark etmeden onunla sürekli temas halindesin. Telefon, kulaklık, bisiklet, hatta belki kahve termosun bile onunla dolu.
İzmir sıcağında Al ile yaşamak biraz “hayatta kalma oyunu” gibi.
Al elementinin özellikleri (ama sıkıcı değil, söz)
Şimdi teknik bilgi vereceğim ama söz, sınıfta uyutan cinsten olmayacak.
1. Hafif ama güçlü
Alüminyum hafiftir. O kadar hafif ki bazen insan diyor ki:
“Bu nasıl sağlam duruyor?”
Bunu en iyi taşırken anlıyorsun. Mesela bisikletin var diyelim. Pedal çeviriyorsun ve diyorsun ki:
— “Bu neden uçuyor gibi?”
İşte o an Al devrede.
2. Paslanmaz ama trip atmaz
Demir gibi değil. Demir alınıp küser, paslanır, dramatikleşir. Al ise:
“Ben iyiyim, devam.”
Bir nevi toksik olmayan eski sevgili gibi düşün. Sessiz, sakin, kendi halinde.
3. Elektrik ve ısı iletkeni
Önerdiğimiz İçerik: Airbag ne durumda açılır ?
Yani enerjiyi sever. Ama bunu romantik düşünme, teknik anlamda.
Ama ben bazen abartıyorum:
“Bu priz neden sıcak?”
— “Al olabilir…”
Hayır kardeşim, büyük ihtimalle problem başka yerde.
Al elementi nedir? sorusunu hayat üzerinden çözmek
Bir gün annem mutfakta yemek yapıyor. Tencere kapağına baktım, dedim:
— “Anne bu Al mi?”
Annem:
— “Oğlum yemek yapıyoruz biz, kimya sınavı değil.”
Ama gerçekten, mutfak dünyası Al ile dolu. Tencereler, folyolar, kapaklar…
Hatta bir noktada insan şunu düşünüyor:
“Ben yemek yapmıyorum, Al ile iş birliği yapıyorum.”
İç sesim yine devreye giriyor:
“Sen fazla düşündün.”
Ben:
“Hayır, bağlantıyı kuruyorum.”
Günlük hayatta Al elementiyle fark etmeden kurduğumuz ilişki
Sabah telefon alarmı çalar. Telefon elinde. Al var.
Kahve makinesi çalışır. İçinde parçalar. Al var.
Toplu taşıma kullanırsın. Kapı kolu. Al var.
Yani aslında Al elementi nedir? sorusu biraz da şu:
“Hayatımın ne kadarında metal var ve ben bunu neden hiç sorgulamadım?”
Bir gün otobüste giderken düşündüm:
“Eğer Al konuşabilseydi ne derdi?”
Muhtemelen şunu derdi:
“Ben buradayım ama kimse bana teşekkür etmiyor.”
Haklı olabilir.
Alüminyumun insan ilişkilerine etkisi (biraz absürt ama gerçek)
Arkadaş ortamında biri bilimsel konuşmaya başlayınca ortam ikiye ayrılır:
1. Gerçekten bilenler
2. “Abi boşver ya” diyenler
Ben genelde ortada kalıyorum.
Geçen gün:
— “Al elementi nedir?”
diye sordum.
Arkadaş:
— “Yine mi kimya?”
Ben:
— “Hayatın temeli bu olabilir.”
O:
— “Hayatımın temeli pizza.”
Ama işin güzel yanı şu: Al hakkında konuşurken bile sohbet bir şekilde eğlenceli hale geliyor. Çünkü herkesin hayatında bir şekilde var.
Al elementi nedir? sorusuna felsefi yaklaşım
Biraz derinleşelim ama korkma, sabah sabah Nietzsche girmeyeceğim.
Al hafif. Ama dayanıklı.
İnsan gibi aslında.
Herkes hayatında hafif olmak ister ama aynı zamanda dayanıklı kalmak da ister. Al burada metafor gibi duruyor.
Bir gün sahilde yürürken düşündüm:
“Ben de Al gibi olsam… hafif kalsam ama kırılmasam…”
Sonra ayağıma taş battı.
Gerçeklik geri geldi.
İç ses:
“Sen önce ayakkabı seçimini düzelt.”
Al elementi ve teknoloji bağı
Telefon, laptop, kulaklık… hepsi Al ile dolu.
Bir gün telefonum düştü. Ekran sağlam kaldı.
Dedim ki:
— “Helal olsun Al.”
Sanki eski dostum gibi.
Ama sonra düşündüm:
“Ben niye metale teşekkür ediyorum?”
Belki de modern çağda hepimiz biraz böyleyiz. Nesnelere karakter veriyoruz çünkü hayat biraz fazla hızlı.
Son bir İzmir akşamı düşüncesi
Kordon’da yürürken rüzgâr yüzüne vurur, deniz kokusu gelir, bir yandan da kafanda garip sorular dolaşır.
“Al elementi nedir?”
“Ben neden bunu düşünüyorum?”
“Bu bank neden bu kadar soğuk?”
Cevaplar bazen önemli değildir. Bazen sadece düşünmek eğlencelidir.
Al, hayatın içinde sessiz bir karakter gibi. Konuşmaz ama her yerdedir. Gösteriş yapmaz ama eksikliğini hemen hissedersin.
Ve belki de en güzel tarafı şu:
Onu fark ettiğinde artık sadece metal değil, hayatın küçük bir parçası gibi görünmeye başlar.
İzmir’de rüzgâr eserken, ben yine aynı noktadayım:
Elimde kahve, kafamda soru işaretleri, içimde hafif bir gülümseme.
Ve iç ses son kez konuşur:
“Tamam, bugünlük Al yeter.”
“Al elementi nedir” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Istetasarim olarak daha fazlası için buradayız!